ISSN: 2147-8724
 



Ankara Araştırmaları Dergisinde yayınlanan tüm makaleler “Creative Commons Alıntı 4.0 Uluslararası Lisansı” ile lisanslanmıştır. 

  Ankara Araştırmaları Dergisi: 5 (2)
Cilt: 5  Sayı: 2 - 2017
Özetleri Gizle | << Geri
HAKEMLI MAKALE
1.
Ankara’da Elçiliklerin İnşa Sürecinde Az Bilinen Bir Aktör: Jacques Aggiman
A Hidden Figure in the Construction of Embassies in Ankara: Jacques Aggiman
Mustafa Haluk Zelef
doi: 10.5505/jas.2017.97769  Sayfalar 161 - 196
Makale başkent Ankara’nın, en sembolik ögelerinden biri olan elçiliklerin inşa sürecine odaklanmakta ve İstanbul’dan taşınmanın mekânsal boyutunun daha derinlikli olarak ele alınmasına katkı yapmayı hedeflemektedir. Bu yapıların bir kısmı, Laprade, Holzmeister ve Egli gibi mimarlık dünyasında bilinen mimarlar tarafından tasarlanmıştır. Mimarlık yazınında rastlanmayan bazı isimler ise dönemin gündelik basınında ve kent rehberi gibi ikincil kaynaklarda geçer. Bu kişilerden en ilginci olan Jacques Nissim Aggiman, İngiltere, İran ve Belçika gibi bazı elçiliklerin müellifi olarak anılmaktadır. Oysa Aggiman inşaat mühendisliği eğitimi almış bir müteahhittir. Bu yalnızca basit bir yanlış bilgilendirmenin ötesinde Ankara ve mimarlık tarihi açısından karakteristik bazı konuları inceleme fırsatını veren bir “yanlışlıktır”. Makale az bilinen bu kişinin elçilikler ve Ankara’daki diğer yapılarındaki izlerini sürerken, bir biyografi olmanın ötesine geçmeye çalışır. Bu bağlamda makalede incelenen konulardan birincisi, temsil edilen ülke yetkililerinin inşa ve tasarım süreçlerinde yerel aktörler ile nasıl bir süreç yaşadığı, mimar, mühendis ve müteahhitlerin nasıl seçildiği ve bu aktörlerin mesleki tanımlar ve yetkiler açısından ilişkileridir. İkinci konu Aggiman’ın bu yapıların inşasında görev almasını sağlayan, kendini inşa etme sürecidir. “İş adamı” müteahhit tanımıyla, çok dil bilen, arkeolog, koleksiyoner, “kültür adamı” mimar rollerinin aynı kişi tarafından karşılanması ile Ankara’daki “uluslararası müşterilerin” ilişkisi de yazıda tartışılmaktadır. İncelenen üçüncü bir konu ise Aggiman’ın kişisel yaşam öyküsü ve ulusdevlet olarak kurulan yeni cumhuriyetin vatandaşlık anlayışına ilişkindir.
This article focuses on the construction of embassies in Ankara, some of the most symbolically significant buildings associated with the new capital city of a newly sovereign state. It will contribute to the understanding of the spatial dimensions of the transfer of embassies from İstanbul. Some of these buildings were designed by prominent architects such as Laprade, Holzmeister and Egli. However, others associated with the construction of the new embassies, which do not appear in the mainstream architectural accounts of the period, are cited in the secondary sources or daily newspapers of the period. Jacques Nissim Aggiman is perhaps the most interesting name amongst these. He was mentioned as the architect of the British, Iranian and Belgian embassies. In fact, Aggiman was a contractor who had trained as an engineer. This is not just misinformation about him, but a sign of perennial debates on issues in the history of architecture and the history of the city. Relations between the authorities of the guest countries with local actors in the design and construction of the buildings, how the architects, engineers and contractors were designated, and their respective roles constitute the first problematic of the paper. Secondly, Aggiman’s “construction of himself” not only as a businessman but also as a universal intellectual: a polyglot, a competent amateur archeologist, and a collector of artifacts. The third issue covered in the paper is the life story and citizenship of Aggiman in the new republican nation-state.

2.
Ankara’nın 11 Eylül 1957 Sel Felaketi ve Siyasi Gündemi
Ankara’s 9/11: 1957 Flood Disaster and Its Concurrent Political Agenda
İhsan Seddar Kaynar
doi: 10.5505/jas.2017.27247  Sayfalar 197 - 224
Türkiye siyasi tarihinde 1957 yılında yapılan erken genel seçim çok önemli bir dönüm noktasıdır. Seçim kanununun değiştirilerek erken seçim kararının alındığı 11 Eylül gününde Ankara şehri, tarihinin en büyük doğal afetine şahit olmuştur. Hatip Çayı vadisinde Elmadağ’dan Lalahan’a ve vadi boyunca Hasanoğlan, Kayaş ve Ankara’ya doğru ilerleyen sel suları Üreğil, Mamak, Saimekadın, Gülveren, Demirlibahçe, Bent Deresi, İsmetpaşa Mahallesi, Atıfbey, Dışkapı, Kazıkiçi Bostanları ve Akköprü semtlerini su altında bırakmıştır. Çok sayıda insanın hayatını kaybettiği ve çok büyük maddi zararın oluştuğu felaket sonrasında Ankara’nın doğal dokusuna çok önemli müdahaleler yapılmıştır. Yurtiçinde çok önemli yardım kampanyaları düzenlenmiş ve yurtdışından da destek gönderilmiştir. Selden önce Bent Deresi’nde başlayan istimlak çalışmaları can kaybını azaltsa da, selden sonra dere menfez içine çekilerek bölge insansızlaşmıştır. Felaketzedelere mahalle kurulacağı ve bedelsiz ev dağıtılacağı sözü verilse de, sadece 4 blok apartman yapılmış ve evlerden bedel alınmıştır. Erken seçimde DP’nin Ankara’dan milletvekili çıkaramadığı görülmüş ve seçilmiş belediye başkanı yerine valilerin görevlendirildiği mansup reislik ile Ankara idare edilmeye başlamıştır. Ankara’da yaşanan en büyük felaket olan 11 Eylül 1957 Sel Felaketi; Ankara’nın ve Ankaralıların hafızasından tamamen silinmiştir. Çalışma, Sel Felaketi’nin hatırlanabilmesi için, 1957 yılının 11 Eylül Çarşamba günü Ankara’da ne olduğu, ertesi günlerde yaşananlar ve alınan önlemleri anlatmaya çalışmaktadır.
The 1957 early general elections is a milestone in the political history of Turkey. On September 11, 1957 the electoral law amendment was passed and an early election was called. But on the same day, Ankara faced the most drastic natural  disaster of its history. The flood came through Hatip Creek valley and passed Elmadağ and Lalahan. It proceeded to Hasanoğlan, Kayaş, and Ankara, as a result; Üreğil, Mamak, Saimekadın, Gülveren, Demirlibahçe, Bent Deresi, İsmetpaşa, Atıfbey, Dışkapı, Kazıkiçi Bostanları, and Akköprü were all submerged with the flood water.  In the aftermath of many casualties and huge financial damage Ankara’s natural structure was extremely intervened. Domestic Aid campaigns were organized and also foreign aid was received.   Before the flood, expropriation of Bent Deresi area had already been started, which partially reduced the number of losses. Yet, after the flood, this area was completely depopulated through the construction of culverts. Even though the disaster victims were promised a new district and free housing, only four apartment blocks were built and expenses were collected. In the early elections Democrat Party’s candidates lost their seats. Consequently, Ankara started to be governed by an appointed administrative manager, rather than by the head of elected municipal administration. The September 11, 1957 flood is forgotten by the citizens of Ankara. This paper focuses on September 11, 1957 and the following events and measures taken, for it to be remembered.

3.
Bir Fikir Mirası Olarak Atatürk Orman Çiftliği’nin Somut ve Somut Olmayan Değerleri
Tangible and Intangible Values of Atatürk Forest Farm as a Heritage of Ideas
Selin Çavdar Sert
doi: 10.5505/jas.2017.97269  Sayfalar 225 - 256
Atatürk Orman Çiftliği’nin kuruluş tarihini ve sosyo-mekansal değerlerini, uzmanlık alanlarının örtüşen sınırları içinde ele alan azımsanamaz sayıda araştırma bulunmaktadır. Başta Mustafa Kemal Atatürk’ün değerli anısı ve fikir mirası olmak üzere, Cumhuriyet Devrimi’nin toplumsal, kültürel ve mekansal hedefleri, kendi kendine yeten çağdaş bir toplum olabilmenin esas ve usulleri, başkent Ankara’nın imar edilme öyküsü gibi anlam katmanlarıyla ilişkilenen Atatürk Orman Çiftliği; aynı zamanda alanın sınırlarını aşan somut kültür varlıklarını ve doğal sistemleri de barındırmaktadır. Ne var ki, Atatürk Orman Çiftliği’nin somut ve somut olmayan değerlerini tanımlayan ve ilintilendiren kapsamlı bir çalışma bulunmamaktadır. Araştırma, evrenselleşmesi belirgin biçimde gecikmiş olan Atatürk Orman Çiftliğinin somut ve somut olmayan değerlerine ve gelecek nesillere emanet edilmiş fikir mirasına odaklanan uzmanlıklar arası koruma senaryolarına altlık oluşturmayı hedeflemektedir.
Within the shared boundaries of various disciplinary domains, there are a substantial number of studies dealing with the history of the establishment and socio-spatial values of Atatürk Forest Farm. The area is represented through the semantic field related to the venerable memory of Mustafa Kemal Atatürk and his heritage of ideas; the social, cultural and spatial goals of the republican revolution; the principles and procedures of being a modern and self-sufficient society; and the history of the establishment of Ankara as a capital. The Atatürk Forest Farm also comprises tangible cultural assets and natural systems – which transcend the borders of the site. Yet, there has not been any study identifying and associating the tangible and intangible values of the farm in a comprehensive way. This study aims to draw a layout for interdisciplinary conservation scenarios that would place the tangible and intangible assets of Atatürk Forest Farm – whose universalisation has been noticeably postponed – and the heritage of ideas bequeathed to future generations in the form of the forest and farm.

4.
Bir Kırsal Yerleşim Olarak Evciler Mahallesi Peyzaj Özellikleri
Landscape Features of Evciler Neighborhood as a Rural Settlement
Yekta Köse, Şükran Şahin
doi: 10.5505/jas.2017.62634  Sayfalar 257 - 272
Bozulmadan kalmış kırsal yerleşimler geçmişteki yaşama ait bilgiler vermektedir. Çalışma, Ankara kentinin çok yakınında olan ve geçmişteki tarımsal ürünlerini tarihi Ankara pazarlarında satarak geçimini sağlayan bir kırsal yerleşimin kentleşme ile bozulmadan kaydını yapmak için yürütülmüştür. Bu amaç doğrultusunda bir matris kullanılmış ve peyzaj kimlik özellikleri değerlendirilerek, peyzaj özelliklerini oluşturan unsurlar etkisine göre ölçülendirilmiştir. Evciler Mahallesi, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi yasası ile köy tüzel kişiliğinden mahalle statüsüne geçen ve kentlerin hemen yanı başında kentleşme baskısı altında kimliğini yitirme ya da dönüşüme uğrama riski altında olması sebebiyle çalışma alanı olarak seçilmiştir. Kırsal yerleşimlerin sahip olduğu özgün peyzaj özelliklerinin korunması ve geliştirilmesi adına alınacak kararlar, yerleşimlerin özelliklerini ve kimliklerini yerel ölçekten, bölgesel ölçeğe kadar dikkate alınacak şekilde yapılmasını sağlayan bir amaç içermelidir. Bu amacın oluşturulabilmesi için yerleşimlerin peyzaj özelliklerinin her boyutu anlaşılmalıdır. Çalışmada sonuç olarak, tarihte var olmuş kırsal yerleşimlerin doğal peyzajla ve sunduğu olanaklarla biçimlendiği, kullanılan yapı malzemesinden, hayatı kazanma biçimine kadar bu doğal yapının belirleyici olduğu ortaya konulmaktadır.
Preserved rural settlements provide information about the historical rural life. In this line of thought, this study aims to keep an account of a rural settlement before it is altered by urbanization, which is located near Ankara and in which merchandise of agricultural products in the historic markets of the city is its primary pursuit. In accordance with this purpose, a matrix was used. With this matrix, landscape identity features are assessed and elements constituting landscape features are designed in terms of their efficiency. Evciler neighborhood is chosen for study area because of its close location to the city and therefore the high risk of conversion and loss of identity under the pressure of urbanization, with respect to the change of its administrative status from village to neighborhood in correspondance with the 5216 Law on Metropolitan Municipalities. Decisions on developing and protecting distinctive features of landscape of rural settlements should include an objective considering features and identity of settlements from local to regional scale. In order to reach this objective, all dimensions of settlements’ landscape features should be understood. In conclusion, this study argues that rural settlements have been formed due to by the natural landscape and the oppurtunities offered by the natural structure whereby,this natural structure has determined various aspects of rural life from construction materials to the means of earning a living.

5.
Otobüs Sistemi Ücret Ödeme Şekli ve Çeşitliliğinin Dünya Örnekleri İncelenerek Ankara için Modellenmesi
Examining Diverse World Examples in Transit Fare Collection Systems for Bus and a Model System for Ankara
Seda Hatipoğlu
doi: 10.5505/jas.2017.30932  Sayfalar 273 - 282
Sanayi Devrimi’nden günümüze kadar süregelen kırsal alandan kentlere göç hareketi, Dünya genelinde kentleşme olgusunu belirgin hale getirmiştir. Kentlerde nüfusun artmasıyla birlikte meydana gelen sorunlardan birinin ulaşım problemi olduğu göze çarpmaktadır. Kentlerde rahat ulaşım sağlanabilmesi, öncelikle etkin ve verimli olarak yürütülen toplutaşım sisteminin varlığına bağlıdır. Toplutaşım sisteminin etkin kullanılabilmesinde, taşımada uygulanan ücretlendirme çeşitliliği ve ücret ödeme şekli önemli yer tutmaktadır. Ücretlendirme çeşitliliği toplutaşıma olan talebi, ücret ödeme kolaylığı ise toplutaşımın hızını ve kapasitesini artıracaktır. Çalışmada, başarılı toplutaşım politikaları ile öne çıkan Cenevre, Londra, Tokyo ve Curitiba kentlerindeki otobüs ücretlendirme politikaları ve ücret ödeme şekilleri incelenmiş ve Ankara kenti için uygulama önerileri sunulmuştur.
The migration from the rural to urban areas since Industrial Revolution up to present has resulted in a global and significant urbanization phenomenon. Transportation, due to the increasing population in the cities, stands out as one of the major problems. Convenient transportation in the cities depends primarily on an efficient and productive public transportation system. Enable to use public transportation system in efficient, pricing varieties and fare payment options/ medias are applied in the transportation are very important. In order public transportation system to be efficient pricing variations and fare payment collection methods should be considered. Pricing varieties increase demands for public transportation and the ease of fare payment increases speed and capacity of public transportation. In this study, bus pricing policies and fare payment options in the cities of Geneva, London, Tokyo and Curitiba which are prominent with successful public transportation policies are examined and practice proposals are presented for the city of Ankara City.

6.
Yenimahalle Belediyesi Monografisi
Monograph of Yenimahalle Municipality
Savaş Zafer Şahin, Ali Can Gözcü
doi: 10.5505/jas.2017.36036  Sayfalar 283 - 318
Yakın dönemde Türk kamu yönetiminde gerçekleştirilen en dramatik değişiklik ve reformların yerel yönetimler alanında olduğu görülmektedir. Bunun sonucunda, gelişen ve değişen büyük kentlerin yapılarını dikkate alan büyükşehir sistemi değişikliği gibi yapısal reformların yerel yönetim pratikleri üzerindeki etkilerini izleyebilmek çok önemli hale gelmektedir. Bu monografi çalışması, daha önce Çankaya ve Keçiören Belediyeleri için geliştirilmiş monografi yaklaşımını kullanarak Ankara Yenimahalle Belediyesi’nin belli bir yıldaki durumunu tespit edip sorun ve potansiyellerini ortaya koymaktadır. Monografide, niteliksel ve niceliksel araştırmalara dayalı olarak Yenimahalle Belediyesi’nin 2014 yılı itibarıyla dış çevre koşulları, hizmet sunumu, karar verme süreçleri, teknoloji kullanımı ve iletişim alanlarında bütünsel bir değerlendirmesine yer verilmiştir.
In the recent period, it has been seen that the most dramatic changes and reforms that have been carried out in Turkish public administration have been in local governments. Consequently, following the impacts of structural reforms such as changes in the metropolitan administration system taking into consideration the development and alteration of structures in the large cities, local government practices became crucial. This monograph, using the same monographic approach developed for the Çankaya and Keçiören Municipalities, provides a picture of the situation of Ankara Yenimahalle Municipality in a specific year and presents related problems and potential. This monograph, based on qualitative and quantitative research, presents a holistic evaluation of Yenimahalle Municipality in terms of its external environment, provision of services, decision-making processes, use of technology and communications.

GÖRÜŞ YAZıSı
7.
Cumhuriyet Döneminde Ankara’da Kurulan Toplumsal Yaşam Alanları
Social Living Spaces Established in Ankara in the Republican Era
Güven Dinçer
doi: 10.5505/jas.2017.30074  Sayfalar 321 - 345
Bu yazı, daha önce ülkenin bölgesel merkezlerinden biri olan Ankara’nın başkent olarak kuruluş döneminde oluşan toplumsal yaşam alanlarının öyküsüdür. Bu alanlar Cumhuriyetin amacına, kuruluş yerlerine, imar planlarında verilen işleve veya doğal oluşum sürecine göre şekillenmişlerdir. Cumhuriyet’in kurucuları kentleşme ile ilgili planlamalarında ve uygulamalarında yeşil alan ve toplumsal yaşam alanlarının kurulmasına özel bir önem vermişlerdir. Ancak 1938’den itibaren günümüze kadar bu alanlar, çeşitli yönetimlerce farklı amaçlar doğrultusunda talan edilmiş, yapıları bozulmuş; halka hizmet vermek amacından uzaklaştırılmışlardır. Yazıda ayrıca Ankara’nın şimdiye kadar çok fazla yazıya konu edilmeyen toplumsal yaşam alanlarından Cebeci Çayırı anlatılmakta; bu alanda düzenlenen farklı eğlenceler, gösteriler, tiyatrolar, revüler ve operetlerden örnekler sunulmaktadır.
This piece is the story of social living spaces formed in Ankara, which was formerly one of the regional centers of the country, during its establishment as the capital. These spaces were shaped according to the aim of the republic, the places it was established, the function given to construction plans and its natural formation process. The founders of the republic paid special attention to the establishment of green spaces and social living spaces in the planning and implementation of urbanization. However, from 1938 to the present day, these spaces have been ransacked and their buildings destroyed by different administrations in the service of different aims. The piece also explains Cebeci Meadow, one of Ankara’s social living spaces that has not been the topic of many articles, giving examples of the different entertainment, performances, theater, revues and operettas held in this area.



Makale Çağrısı
Derginin 16. Sayısına makale gönderimi için son tarih 15 Ağustos 2020’dir.

Duyuru
Ankara Araştırmaları Dergisi 2019 yılı özel yazı ödülünü C7. S2’de yayımlanan “Ankara’da Suriyeli Göçmenlerin Yer Seçimi Tercihlerinin İncelenmesi ve Bir Etnik Kentsel Adacık Örneği Olarak Önder, Ulubey, Alemdağ Mahalleleri” başlıklı makalesiyle Sezen Savran kazanmıştır.


2019 yılında Ankara Araştırmaları Dergisi’nde yazısı yayımlanan, 35 yaş altı veya doktorasını 5 yıl içerisinde almış olan araştırmacılar arasından VEKAM Yönetim Kurulu’nun belirleyeceği bağımsız bir jüri tarafından seçilecek bir yazara, derginin özel yazı ödülü olarak 1.000 TL verilecektir.

 
Copyright © 2020 Ankara Araştırmaları Dergisi. Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik Beyanı
Lookus & Online Makale